|
|
PEELİNG YÖNTEMİ
Uz. Dr. Hülya Güçlüer |
|
Kendinize olan güveniniz, cildinizi nasıl gördüğünüz yada nasıl hissettiğiniz ile yakından ilgilidir. Sivilce izleri, güneşe bağlı cilt bozuklukları ve yaşlanma cildinizin görüntüsünü etkileyen en önemli faktörlerdendir. Ciltteki bu tür izleri yok etmek çeşitli soyucu yani peeling ajanlarıyla sağlanmaktadır. Peeling yönteminin ana prensibi; hasarlı cilt tabakasının üstündeki hasarlı tabakayı kaldırmak ve hasar görmemiş tabakayı canlandırmaktır. Sonuç ise daha sağlıklı, canlı, düzgün ve gergin bir cilt elde etmektir.
Geçmişte peeling maddesi olarak fenol veya trikloroasetik asit (TCA) kullanılmaktaydı. Bu tip kimyasal peelingler, genellikle derin peeling yapılmasını gerektiren durumlarda etkilidirler ve ayrıca hücreler için zehirli etkileri de vardır. Fenol ve TCA, gereksiz cilt koyulaşması veya açılması (Hiperpigmentasyon veya hıpopigmentasyon) ve muhtemel cilt çukurlanmalarına yol açabilirler. Bu tedaviyi alan hastaların cildinin iyileşmesi uzun süreye ihtiyaç duyabilir. Bugün hala daha derin peeling gerektiren aktinik keratozlar yada akne vulgaris skarları olan kişilerde kullanılabilmektedir fakat kullanımları azalmıştır.
Günümüzde özellikle yüzeyel peeling gerektiren durumlarda Alfa hidroksiasitler(AHA) kullanılmaktadır. Dr.Eugene Van Scott ve Dr.Ruey Yu 20 yıldan uzun bir zamandır Alfa Hidroksiasitlerin kullanımı ve gelişimi ile ilgilenmiş ve birçok bilimsel çalışma yayınlamışlardır. AHA, çeşitli meyve ve yiyeceklerde doğal olarak bulunur ve meyve asitleri olarak bilinir. Bu grup birçok meyve asiti ihtiva eder ve bugün en yaygın kullanılanı şeker kamışı suyunda doğal olarak bulunan glikolik asittir.
Glikolik asit yöntemi ile derinin epidermis tabakası parsiyel olarak kaldırılarak hücrelerin kendilerini yenilemeleri ve cildin canlanması sağlanmaktadır. Bu yöntem derin peeling yöntemlerine nazaran daha kontrollü olarak cildi yeniler. Glikolik asit günümüzde kullanılan en en yaygın yüzeyel peeling ajanıdır.
Glikolik Asit uygulamasında, doktorun tavsiye edceği bir ürünle cilt en az 2 hafta peelinge hazırlanır. Bu hazırlık döneminden sonra peelinge başlanır. Ortalama peeling seans sayısı 6-7 dir fakat yapılma amacına ve hastaya bağlı olarak bu sayı değişebilir.Seans sonralarında doktorun tavsiye edeceği jel, krem yada losyonların kullanılması cildin yenilenme işlemini peeling seansları arasında da devam ettirecektir.
Yüzeyel peeling işlemi ile güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizglerin, pigmentasyon düzensizliklerinin hafifletilmesi, sivilce izlerinin hafif yada orta düzeye indirilmesi sağlanabilmektedir. Cilt daha yumuşak ve parlak olabilmektedir.
Peeling tedavisinden önce doktorun hastadan iyi bir öykü alması, hastanın yaşına ve cilt yapısına göre uygun peeling zamanını ve peeling tipini belirlemesi gerekmektedir. Aktif uçuk öyküsü, ciltte yara yada minik yarıklar, son dönemlerde cerrahi girişim(yara iyileşmesi), daha önceden aynı bölgeye peeling veya dermabrazyon uygulanmış olması, yakın zamanda radyasyon tedavisi, 6 ay içinde Roaccutane isimli ilacın kullanılması, bir ay içinde geçirilmiş krioterapi, aşırı güneş yanığı, aşırı nedbe dokusu oluşumu öyküsü bulunan hastalarda peeling uygulanmamalıdır. Eğer hastada allerji, egzema, seboreik dermatit, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, virütik hastalıklar(Uçuk dahil) ve güneş hassasiyeti varsa önce bu hastalıkların tedavisi gerekmektedir.
Peeling yöntemi bu konuda ihtiss yapmış hekimler tarafından uygulanabilecek güvenli bir yöntemdir. Uygun hasta seçimi yapıldığında peeling ile iyi sonuçlar elde edilmektedir.
Peeling Uygulamaları |
Peeling cilt soyma anlamına gelir. Medikal peelingte temel prensip, cildi kimyasal olarak soymak ve yerine taze cilt hücrelerinin çıkmasına zemin hazırlayarak cildi gençleştirmektir. Medikal peelingi Güzellik Enstitülerinde yapılan peeling ile karıştırmamak gerekir. Enstitülerde uygulanan peeling de meyve asitleri içerir ama konsantrasyonu düşüktür (maksimum % 15), etkileri daha azdır. Medikal peeling mutlaka uzman ve deneyimli hekimler veya dermatologlar tarafından yapılmalıdır.
Donuklaşmış ciltlere ışıltı kazandırmak, çok açılmış gözenekleri sıkılaştırmak, çizgi ve kırışıklıkları hafifletmek, akne izlerini ve pigmantasyon lekelerini silmek için etkili bir yol olan medikal peelingi etkilerine ve kimyasal yoğunluğuna göre hafif, orta ve derinlemesine olarak üçe ayırmak mümkün.
Hafif uygulama (önleme)
Meyve asitleri (AHA) bazlı bir uygulamadır. Genellikle yağlı veya canlılığını yitirmiş ciltlere uygulanır. En yüzeysel peeling şeklidir. Cilde ışıltı kazandırmak amacıyla uygulanıyorsa tek uygulama yeterlidir. Amaç çizgiler veya lekeler ise, yıl içine yayılmış 5 ila 6 uygulama gerekebilir. İçeriğindeki yaklaşık % 70 konsantrasyona sahip meyve asitleri ile üst derinin pul pul dökülerek yenilenmesini sağlar. Seans sonrasında bir kaç dakika yüzde kızarma belirir ama dikkat çekici ve rahatsız edici değildir. Uygulamayı takip eden haftalarda, uygulamanın etkisini artırmak için, % 8 ila % 15 konsantrasyona sahip meyve asitleri içeren bir krem uygulanır. Krem sürüldükten sonra hafif batmalar hissedilmesi gayet normaldir. Peelingi izleyen 2 veya 3 gün boyunca cilt kurudur ve uygun bir kremle iyice nemlendirilmesi gerekir. 3. veya 4.gün cilt yumuşak ve parlak bir görünüm alır. Bir kaç gün cildi güneşten korumak gerekir. Hafif peelingin etkileri: - Cilde aydınlık bir görünüm verir - Işıltı sağlar - Gözenekleri sıkılaştırır - Akneyi azaltır - İnce çizgileri siler - Lekelerin görünümünü yumuşatır
Orta uygulama (onarma)
Triklorasetik asit bazlı bir uygulamadır. Derinin alt katmanlarına doğru daha derinlemesine yapılan bir uygulamadır. Hafif uygulamaya kıyasla acılı ve sıkıntı vericidir. Uygulamayı takip eden 8 gün boyunca cilt çok kurur, kaşınır ve şiddetli yanma hissedilir. 2 ay boyunca güneşten ciddi bir şekilde korunmak gerekir; sokağa çıkarken dahi 60 Koruma Faktörlü ürün kullanılmalıdır. Uygulamanın net sonuçları ancak 3 hafta sonra alınmaya başlar. Orta peelingin etkileri: - Özellikle göz ve dudak etrafındaki ince çizgileri silikleştirir - Cildi güçlendirir - Gözenekleri sıkılaştırır - Güneş lekelerini hafifletir - Cildin genel görünümünü düzeltir - Üst ve alt deriyi kalınlaştırır Bu peeling tüm yüze veya yüzün bazı bölgelerine, dekolteye ve elin üstüne uygulanabilir.
Derin Uygulama (değiştirme)
Oldukça acılı ve sıkıntı verici olmasına rağmen, sonuç çoğunlukla göz alıcıdır. Fenol bazlıdır ve pigmantasyon riskine karşı kozmetik bir karışım içerir. Anestezi altında yapılır. Çok güçlü bir uygulamadır, üst derinin tamamını, alt derinin ise bir kısmını tamamen yok etme prensibine dayanır. Uygulama sonrası 8-10 gün ödem oluşur. Güneşten 6 ay boyunca ciddi olarak korunmak gerekir.
Derinlemesine peelingin etkileri: - Göz altı ve dudak etrafındaki ince çizgileri yok eder - Akne izlerini siler - Cildin görünümünü iyileştirir ve düzeltir
Dikkat!: Uygulamadan sonra, 3 hafta içinde hiperpigmantasyon (koyu renkli lekeler) veya hipopigmantasyon (açık renkli lekeler) ortaya çıkabilir ve bunlar kalıcı olabilir.

İstenmeyen cilt lekelerini tedavi ettirme mevsimi
Güneşin tetiklediği ya da bazı hastalıkların habercisi olan cilt lekelerinden kurtulmak için harekete geçin. Dermatoloji uzmanı Dr. Betül Şengör ile cilt lekelerinin nedenlerini ve en son tedavi yöntemlerini konuştuk. Dr. Şengör, “Lekelerin derinliği tedavi yöntemini belirliyor. Cilt telekeleri evde uygulanan kremler, peeling yöntemi ve lazerle tedavi ediliyor. Kış ayları bu tedaviler için en uygun dönem” diyor Cilt lekeleri nedir? Hangi leke, neyin habercisidir? Cilt lekeleri, ciltten daha açık renkte lekeler (beyaz) ve daha koyu renkte lekeler (kahverengi, mor, kırmızı) olmak üzere iki grupta tanımlanıyor. Genetik nedenlerden ve çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Beyaz cilt lekeleri hastalıklarla birlikte anılıyor. Halk arasında “ala hastalığı” olarak bilinen vitiligo’nun belirtisi olarak karşımıza çıkıyor. Beyaz lekeler, pigment eksikliğini ortaya koyuyor. Mantar, samyeli gibi hastalıkların da habercisi oluyor. Koyu renk cilt lekeleri arasındaki kırmızı lekeler, damar kökenli hastalıklardan kaynaklanabiliyor. Mor renkli lekeler, damar kökenli olabiliyor, dövme gibi derinin çok altına işlemiş olan ben kökenli lekeler olarak tanımlanıyor. Doğumsal bir leke de olabiliyor. Kahverengi lekeler ise doğum lekesi denilen ‘melazma’, çiller ve güneş lekeleri olarak ortaya çıkıyor. Çiller sağlık açısından bir tehdit oluşturmuyor. Güneş lekeleri ise güneşle birlikte koyulaşan, kışın açılan cilt lekeleri. Kışın rengi açılmayan cilt lekeleri ise güneşin tetiklemesinden etkilenen malezma olarak tanımlanıyor.
Cilt lekeleri en çok esmerleri seviyor • Ten rengi, cilt lekelerine yatkınlık konusunda etkili mi? Cilt lekeleri esmerlerde daha sık görülüyor. Buğday tenliler ve esmerler melazmaya yatkındır. Beyaz tenlilerde ise daha çok güneş lekesi ve çil oluşur. Bir insan leke olacak kadar güneşleniyorsa; bu, ultraviyole ışınlarına çok fazla maruz kaldığını gösterir. Bu da kişinin, cilt kanserine yakalanma riski taşıdığı anlamına gelir. • Cilt bakım ürünleri de cilt lekelerine neden oluyor mu? Evet. En iyi marka ürün de alınsa, kişinin cilt tipine uymadığında sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu da ancak bir dermatoloğa başvurarak öğrenilebilir. Ben, bu konuda da sağlık hizmeti veriyorum. Hastam bana ürünlerini getiriyor, neyi, nasıl kullanması ya da neden kullanmaması gerektiği konusunda bilgi alıyor. Sağlığına özen gösteren herkes, iyi isim yapmış olan güzellik merkezlerinde çalışan uzman doktorlara danışmalılar. Aksi halde cilt sağlığını riske atarlar.
• Makyaj malzemeleri, cilt lekesine yol açıyor mu? Bazı makyaj ürünleri, güneşe maruz kalındığında cilt lekelerini tetikleyebiliyor. Esanslı ürünlerin de leke yapması mümkün. Ürün seçerken ne kadar doğal elde edildiğinin bilinmesi gerekiyor. Cildin savunma mekanizmalarını kapatacak kadar tabaka teşkil edecek ürünler kullanılmamalı. Bunun da yine bir uzman doktora danışılarak öğrenilmesi şart.
GENETİK YAPI KADAR İKLİMİN ETKİSİ DE BÜYÜK • Bazı şanslı kişiler var. 40 yaşında, sağlıklı bir 25 yaş cildine sahip olabiliyor. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Irkla ilgilidir. Kafkas ırklarının cildi çok iyidir. Güneşe çok maruz kalmazlar. Ancak ırk konusunda da çevresel faktörler belirleyici olabiliyor. Örneğin; ikiz kız kardeşler düşünün. Genetik yapıları aynı. Biri; çok güneş gören bir ülkede yaşıyor, diğeri güneşi az gören soğuk bir ülkede yaşıyor. 50 yaşına geldiklerinde ikisinin fotoğrafını yan yana koyduğunuzda; biri 40-50 yaşında, diğeri 60-70 yaş arasında duruyor. Aralarında 20 yaş fark görünüyor. Burada en önemli etken; güneş! Çünkü güneşe çok maruz kalmış bir insanın yanağında baklavalar oluşturacak kadar derin kırışıklıklar, siyah noktalar ve lekeler oluşur.
• Sağlıklı ve güzel cilt için güneşle nasıl bir ilişki kuracağız? Sonuçta; güneşe ihtiyacımız da var... B vitamini sentezi, vücudumuzun ısınarak mikropların kırılması, endorfin salgısı için güneşe ihtiyacımız var. Zararından korunmak için yapmamız gereken tek şey; yazın belirli saatlerde bilinçli davranmak. Saat 10.00-16.00 arasında gölgede kalarak cildinizi güneşin zararlı etkilerinden ve lekelerinden koruyun. Son teknolojiyle lekelere meydan okunuyor • Cilt lekelerinin rengi nasıl açılıyor. Lekeler tamamen çıkarılabiliyor mu? Lekenin derinliği tedavi şeklini belirliyor. Evde uygulanabilen kremlerle renkte bir miktar açılma mümkün. Çünkü cildin en üst tabakası ölü bir tabakadır, eğer soyulup atılırsa, leke renginde yüzde 10 ila yüzde 30’a varan açılma sağlanabilir. Ancak bu, gözle görülmeyebilir. Ciddi bir fark için uzman doktor kontrolünde peeling uygulaması gerekir. Yüzeyel ve orta peeling yöntemleriyle lekelerin rengini; hastanın yapısına bağlı olarak yüzde 70’e varan oranda açmak mümkün. Lazer yöntemleri de renk açmakta yardımcı oluyor. • Teknoloji sağlık ve güzelliğin kurtarıcısı oluyor. Cilt lekeleri için hangi cihazlarla ve nasıl tedaviler uygulanıyor? Merkezimizde Omnilux ışık terapisi hizmeti veriyoruz. Bu cihazı, cildi yapılandırmada, cildin rengini homojen olarak tutmada kullanıyoruz. Aknede, izlerde, ince çizgilerde yararlanılıyor. Anti-agent aracı ve cildi canlandırıyor. Cilt lekesinin rengi peeling ile açılmadığında devreye IPL cihazı giriyor. IPL, lekeyi ısıtıp kabuklandırarak dökmeye yarıyor. Cilde uygun dozda vermek gerekiyor. Bir başka cihaz ise No Line. Bu cihaz kimyasal peeling’in biraz daha derin yapılmasını teşvik ediyor. Cilt lekeleri için renk açıcı bir solüsyon uygulanıyor. Cihazın mavi ışığı, bu solüsyonun cildin altına itilmesini sağlıyor.
• Peki cilt lekeleri için en uygun tedavi dönemleri hangi aylardır? Tam olarak bu ay. Cilt lekeleri tedavisi için kışın en uygun dönemdir. Nisan ayına kadar tedavilerin yapılması gerekir. Çünkü Nisan’dan itibaren güneş devreye girer ve tedavi bir sonraki kışa ertelenir. Dikkat! Epilasyon da cilt lekesine yol açıyor Dr. Betül Şengör; yanlış uygulanan lazer epilasyonun da cilt lekelerine neden olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Şengör şu bilgileri veriyor: Herkese lazer epilasyon yapılmaz. Yapılırsa, cilde zarar kaçınılmaz olur. Cilt ve kıl yapısına göre epilasyon yaptırılır. Lazer epilasyonun kişinin cildinden daha koyu renkli, daha doygun bir pigmenti olan kıla atış yapıldığında hiçbir zararı yoktur. Lazerin ışığı, kılın yok edilmesini hedefliyor. Fakat ten rengi, kıl rengiyle yakınsa, kılın ince bir kıvamı varsa, lazer ışığını cilt çeker ve yanar. Sadece cilt lekesi değil, ciddi yanıklara da neden olabilir. Erkekler tıraş olarak peeling yapıyorlar Dr. Betül Şengör, erkeklerin cildinin pürüzsüzlüğünün nedenini şöyle açıklıyor: Erkek cildi daha savunmalı, daha sert ve kalındır. Her gün traş oldukları için devamlı ciltlerine peeling yapıyorlar. Bu da özellikle traş oldukları bölgenin kırışmamasını sağlıyor. Hiçbir erkeğin bir kadın kadar kırışıklığı olmaz. Ancak bir erkeğin cildi, güneşe karşı kadından daha savunmalı değil. Erkekte de bazı hormonal durumlar cilt sorunlarına neden olabiliyor. Örneğin; troid hastalığı cilt lekesine neden olabiliyor. Ancak cilt lekesi erkeklerde, kadınlara oranla daha az görülüyor.
Akdeniz tipi beslenin aşırı baharat yemeyin Cilt lekelerine karşı en etkili yöntem; Akdeniz tipi beslenme. Dr. Betül Şengör, “Bu beslenme tipinde antioksidan içeriği yüksek gıdalar tüketiliyor. Turunçgiller, zeytin, zeytinyağı, meyve, sebze ile besleniliyor. Tüm bunlar da cildi güçlendiriyor” diyor. Dr. Şengör, bol baharatlı ve yağlı yemeklerin, sık sık kebap tüketmenin cilt sağlığını tehdit ettiğini söylüyor. Süt ve süt ürünlerinin de cilt sağlığı açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Betül Şengör, “Dengeli beslenmek sağlığın her alanında büyük rol oynuyor” diye konuşuyor.
|